biBolu
BiBolu
Girişimciliğin yeni merkezi.
Başarılı girişimciler.
Girişimciliğe Farklı Bir Dokunuş
Girişimciliğe Farklı Bir Dokunuş
Daha önce bir şehre özel girişimcilik programı duydunuz mu? Bugün sizlerle birlikte Bibolu girişimcilik programına yakından göz atacağız. Bibolu girişimcilik programı Bolu Bağışçılar Vakfı ve Girişimcilik Vakfı işbirliğiyle ortaya çıkmış bir program. Programı ilk kez sosyal medya üzerinde gördüğümde büyük bir şaşkınlık ifadesi vardı suratımda. Çünkü çoğu girişimcilik programlarının İstanbul’da döndüğünü düşünürken okuduğum şehirde bir girişimcilik programının ortaya çıkması beni bir hayli şaşırtıp heyecanlandırmıştı. Gelelim şimdi ilk andan itibaren Bibolu programında neler yaşadığıma. Program harika bir tanışma etkinliğiyle başlıyor. Herkesin birbiriyle tanışması için çeşitli etkinlikler yapılıyor ve kısa sürede harika bir arkadaşlık ortamında buluyorsunuz kendinizi. Programda en çok dikkatimi çeken şey her etkinliğin ardından sorularımızı ve düşüncelerimizi alıyorlardı. Ben özellikle ülkemizde insanların en büyük sorununun soru sormaması olduğunu düşünürken böyle bir şeyin olması beni aşırı sevindirtmişti. Sevgili Umut abi ve Cemre abla uzun uzun programı tanıtıp neler yapacağımızı anlatırken aslında böyle bir programa her şehrin ihtiyacı olduğunu fark ettim. Çünkü ülkemiz girişimciliğin yaşayan bir ruhu aslında ve Türkiye’nin her yerinde ufacık bir fırsat bekleyen girişimciler var. Bu yüzden böyle bir programın yaratacağı etkinin çok büyük olacağını ilk andan itibaren görmüştüm. Gün boyunca programda girişimciliğe dair bir şeyler öğrendik ve farklı düşünceleri yakından tanıma fırsatı bulduk. Özellikle insanların aslında ne kadar farklı düşünebileceğini çok yakından görmek bana da farklı düşünmeyi öğretmişti. Programda çok farklı insanlarla tanışma fırsatı bulmak ve network ağınızı genişletmek ileriye dönük bir fırsatta yaratacaktır kesinlikle. Programın ilk elçilerinden olmak aslında ilk başta korkutmuyor değildi çünkü yeni bir program ve neler olabileceğini bilmiyorsunuz daha sonra bizlere öncülük eden kişilerin zaten bu ekosistemde uzun süredir yer alması ayrı bir güven veriyor. Girişimciliği yakından tanımak, projelerinizi ve fikirlerinizi sunabileceğiniz ya da yeni bir heyecan arıyorsanız mutlaka deneyimlemeniz gereken bir program bu.
5 ay önce | By 
biBolu
BiBolu’m
BiBolu’m
Yurt dışına çıkmak, yeni insanlar ve yeni kültürler tanımak herkes kadar benim de en çok sevdiğim şeylerin başında geliyor hatta şu ana kadar deneyimlediğim gezilerimden “Neden eve dönmekten ibarettir hayat?” diye sorduğum da oldu kendime. Hayat tabi ki eve dönmekten ibaret değildir ama son birkaç yılda farkında vardığım şey; hiçbir yerin doğduğun, büyüdüğün, ilk kez aşık olduğun, her sokağının en az bir kez tozunu yuttuğun yuvan gibi olamayacağı. Nereye gidersem gideyim bu duyguları tadamayacağımı biliyorum.Girişimcilik Vakfı’nda iki senedir süren fellowluk sürecim şimdi de beni, Girişimcilik Vakfı ve Bolu Bağışçılar Vakfı ortak projesi olan BiBolu’yla birleştiriyor.BiBolu, il bazında gerçekleşen prototip bir proje.Ruhunu, Girşimcilik Vakfı’nın özgür düşünce, cesaret ve fark yaratma mottolarından alırken Bolu Bağışçılar Vakfı’yla da bunları Bolu’da gerçekleştirme imkanı sunuyor.Ortak payda ise giveback.Toplumdan aldığımız destekle elde ettiğimiz başarıyı ancak topluma geri verirsek, gelişir ve çoğaltırız.Buna inanan insanlarla yürütülen bu proje beni herkesten daha çok heycanlandırıyor.Şehrimi iyi tanıyorum ve bu yüzden neye ihtiyacı olduğunu da kolaylıkla sezebiliyorum.Girşimcilikle daha yakından tanışacak olan Bolu’nun daha inovatif bir şehir olması için en çok çalışanlardan biri olmak, beni her yeni gün dinamik kılacak.
5 ay önce | By 
biBolu
Bence daha önceden yapılması gereken içinde olmak istediğim proje
Bence daha önceden yapılması gereken içinde olmak istediğim proje
biBolu Herkese merhabalar, size BiBolu projesine başvurma sürecimden kısaca bahsetmek istiyorum.Çok tesadüfi bir şekilde arkadaşımın sosyal medya üzerinden yolladığı bir proje yarışması olduğunu gördüm. Açıkçası bundan önce isminin BiBolu olması dikkatimi çekmişti. Bence daha önceden yapılmasıgereken, içinde bulunmak istediğim bir projeydi. Daimi üyesi olmak için başvuru yaptığımda çok daha farklı bir elemeyle karşılaşacağımı düşündüm fakat öyle olmadı ve amacıma ulaşmıştım, sadece bolu için yapılacak herhangi bir projenin içinde yer almak için çağırılmıştım. Daha önce böyle bir projede ye ralmadığım için neler olacağını kestirememiştim ve düşündüğümden çok farklı bir deneyim yaşadım.Elçilerin bir araya gelmesi sadece bir buluşmayla kalabildi fakat gün boyu grupla olan iletişimi sağlamak için çeşitli etkinliklerle birbirimizi daha iyi tanıyıp, grup çalışmasında her birimizin bilgilerinden ve çalışmasından nasıl yararlanabileceğimizi görmemize yetti. ‘BiBolu’ projesine katıldığıma sevindiğim birçok nokta oldu bunlardan en önemlisi: uzun süreçli olacak bir şehrin projesinde üniversite öğrencilerinin fikirlerini ön planda tutan, aynı zamanda diğerleriyle olan iletişimimizi ve projelerde birbirimize destek olmak için network kazandıran, henüz yapamadığımız ilham konuşmalarını lise çağındaki arkadaşlarımıza fikirlerini gerçekleştirebilecekleri bir ortam sağlamak ve bu kriz sürecinden çıktığımızda bize güzel deneyimler katacak olması ve bu projeye diğer öğrencilerin ve Bolu’da yaşayan yerli halkın katılabilmesini sağlamak, Bolu’ya dair yapılması planlanan bu sürecin en başında olmam.Son olarak bu güzel ekiple tekrar buluşmak dileğiyle…Sağlıcakla kalın  Deniz Balbal
5 ay önce | By 
biBolu
Bi’dolu Heyecan artık BiBolu’da
Bi’dolu Heyecan artık BiBolu’da
Girişimcilik Vakfı’nın paydaşlarıyla beraber bir süredir hazırlıklarını sürdürdüğü BiBolu Girişimcilik Programı, sonunda hayata geçtiği için inanılmaz heyecanlıyım. Çünkü; birkaç Fellow arkadaşımla beraber bu programda elçi olarak yer alacağız.İlk parantezi, geçen yaz itibariyle artık mezunu olduğum Girişimcilik Vakfı için açmak istiyorum. BiBolu gibi programlar sayesinde; vakıf, biz Fellow’ları Alumni’leri şaşırtmaya ve heyecanlandırmaya dur durak bilmeden devam ediyor. Her seferinde, yüzümde tatlı bir tebessümle bu ailenin bir ferdi olmaktan gurur duyuyorum. Hatta, bu sefer işe biraz da hayal gücümü katacağım: “Girişimcilik Vakfı bir insan olsaydı, yanaklarını sıkmaya doyamazdınız.”BiBolu programının ev sahibi ve fikir babası olan Bolu Bağışçılar Vakfı için de ayrı bir parantez açmadan olmaz. Bundan sonra benim gibi, kalbi artık Bolu için atacak arkadaşlarım adına Bolu Bağışçılar Vakfı’na tekrar teşekkür etmek ve ülkemizin güzide bir şehri olan Bolu için böylesine kıymetli bir inisiyatifi üstlendikleri için de onları gönülden kutlamak isterim.Peki, ilk kez Bolu deneyimi?Eylül ayını geride bırakmamıza birkaç gün kala, aylardır süren hazırlıklar sonunda tamamlanmış ve programın lansmanı için Bolu’ya doğru yola çıkmıştık. Benim gibi İstanbul’un dışına sık sık çıkmayan, ara sıra Trakya’ya yolu düşen bir genç için Bolu başlı başına heyecan verici bir fikirdi… İstanbul’a kabaca 3 – 4 saatlik uzaklıkta olan Bolu’ya daha önce hiç gitmemiştim. Bilirsiniz, arabayla ne zaman uzun yola gitseniz tatlı bir uyku çöker gözlerinize. Kapanmamak için direnen gözlerime rağmen, yolculuk sırasında internette ufak bir Bolu araştırması yapabildim. Söylendiği gibi oldu, Bolu’ya giriş yaptığımızda bizi tatlı tatlı esen sonbahar esintisi karşıladı. Doğası, ağaçları, yeşili, mantarları, et yemekleri ve meşhur çikolatası ile Bolu’yu sevmemek mümkün değil. Doğallığın ve temiz havanın kokusunu uzun süredir bu kadar net almamıştım. Olur da bir gün yolunuz düşer Bolu’nun ormanlarında yürüyüşe çıkarsanız geyiklilerle, sincaplarla, türlü türlü mantarlarla karşılaşmanız mümkün. Bolu, İstanbul’a ne kadar uzak olmasa da yolculuk biraz yorucuydu. Konakladığımız otelde ufak bir hazırlıktan ve istirahatten sonra, arabaların tekerleri bu sefer Gölcük’e yönelmişti. Gölcük, açık yüreklilikle söyleyebilirim ki resimlerini görünce derin derin iç çektiğimiz İsviçre göllerinden daha güzel. Tek kelimeyle inanılmaz bir ortam… Uzungöl’ün başına gelenlerden sonra, buranın bugünkü halini uzun yıllar muhafaza etmesi en büyük temennim. Birkaç saatlik temiz hava takviyesi herkesi kendine getirmişti. Gölcük’te yöresel yemeklerinin tadına doyamadan BiBolu Girişimcilik Programı’nın lansmanının yapılacağı yere gittik. Hem Sina Afra’nın hem Haldun Taşman’ın ilham verici ve merak uyandırıcı konuşmalarını dinledik. Haldun Taşman’ı ilk kez dinleme fırsatı bulabilmiştim, hikayesinden etkilenmemek mümkün değil. Lansmandan sonra Bolu’nun önde gelen isimleriyle, yerel halkından gençlerle, basın mensuplarıyla konuşma fırsatı bulduk. Onlar anlattı biz dinledik, biz anlattık onlar dinledi. Gelelim BiBolu Girişimcilik Programına… Program, Bolu şehri özelinde gelişecek bir girişimcilik ekosisteminin oluşmasına önayak olmak ve bunu desteklemek, Bolu’nun ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda kalkınmasına katkıda bulunmak için tasarlandı. BiBolu elçisi olarak artık bir ayağımın Bolu’da olacak olmasından çok memnunum. Programın aktif bir destekçisi olmak için siz de elçi olabilir ve/veya fikrinizle yarışmaya hemen katılabilirsiniz. Hem Girişimcilik Vakfı’na hem de Bolu Bağışçılar Vakfı’na bize bu fırsatı verdiği için tekrar teşekkür edip bir virgülle Bolu hikayemi şimdilik burada bitiriyorum.
8 ay önce | By 
biBolu
bi’Bolu!
bi’Bolu!
Ankara ve İstanbul arası rotamızın bir parçası olarak biliyordum Bolu’yu. Doğal güzellikleri akıllara gelen ilk özelliği oluyordu Bolu’nun, ta ki bi’Bolu’ya kadar. bi’Bolu Bolu’yu girişimcilikle birleştiren çok heyecanlı bir proje. Bolu’da girişimcilik kültürünün gelişmesi için Bolu Bağışçılar Vakfı ve Girişimcilik Vakfı güçlerini birleştirdi. Lansmandan notları paylaşmadan; BiBolu için çok heyecanlı olduğumu ve girişimciliğin ülkemize katkılarından dolayı çok mutlu olduğumu söylemeden geçemeyeceğim.Türkiye’nin kalkınması için yüksek değerli işler yapmamız son zamanlarda büyük önem teşkil ediyor. Her ilimizde girişimcilik kültürünün yaygınlaşması için gençler olarak elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Özellikle heyecanla büyüyen İstanbul ve Ankara arasında BiBolu tüm bu temeller üzerinde büyüyor. Bolu’nun çevresel problemleri üzerinde yaratılacak fikirlerle Bolu’nun kalkınmasını sağlayan BiBolu, aynı zamanda gençlere ilham vererek Bolu’nun kalkınmasına katkı sağlayacak. Başta Bolulu gençler olmak üzere BiBolu’da her şehirden tüm gençlerin girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak ve Bolu’nun kalkınması için çalışmak eminim oldukça heyecanlı olacaktır.Girvak bi’Bolu elçileri olarak Girişimcilik Vakfı’nın bizlere aşıladığı girişimcilik kültürünü Bolu’ya daha da çok taşımak için çok hevesliyiz. Lansmana gittiğimizde gördük ki, Bolu’nun biz gençlere, gençlerin de Bolu’ya karşılıklı olarak çok ihtiyacı var. Yakından sohbet etme şansı elde ettiğimiz devlet görevlilerine girişimciliği anlatmak, girişimciliğin bizlere kattıklarını anlatmak oldukça güzel bir fırsattı. BiBolu sayesinde devlet görevlilerinin girişimciliğin filmlerde anlatıldığından çok daha yakın ve gerçek olduğunu anlatması ise Bolulu girişimci adayları için işleri daha da kolaylaştıracak gibi gözükmekte.
8 ay önce | By 
biBolu
biBolu’da Hızlandırma Programı biBaşka
biBolu’da Hızlandırma Programı biBaşka
Bu yazıyı okurken bile hızlandırma programı başlığını okur okumaz aklınıza Türkiye’den İTU Çekirdek, Workup, StartUpCampus gibi bir çok program hatta Y Combinator, 500Startups gibi dünyanın en iyi hızlandırma programları gelebilir. Bir girişimci olarak bakınca belkide hızlandırma programı terimi sizin için farklı olmalıdır.Google’a Accelerator Programı nedir yazdığınızda çıkan ilk şey ne biliyor musunuz?“Bir iş hızlandırıcı programı gelişmekte olan şirketlere mentorluğa, yatırımcılara ve istikrarlı, kendi kendine yeterli bir işletme olmalarına yardımcı olan diğer desteklere erişim olanağı sağlayan bir programdır.” İşte şimdi yavaş yavaş oturmaya başlıyordur. Çünkü hızlandırma programı sizlere sadece 3D yazıcı, fiziksel ofis ve bol bol sohbetten öte bence ilk müşteri ve ilk yatırımcınız olmalıdır. Birde problemi ve dikeyleri olan hızlandırma programı asla kaçmaz. Çünkü CB Insights’a göre dikeyleri olan hızlandırma programları klasik hızlandırma programı erişimlerine göre %19 daha başarılı oluyorlarmış.Şimdi biBolu’dan bahsetme vakti geldi. Geçtiğimiz ay Girişimcilik Vakfı ofis ekibinden bütün fellowlara bir mail geldi. biBolu Elçisi olmak ister misiniz? Bolu, girişimcilik, teknoloji ve hızlandırma, aklımdan bütün terimler geçti çünkü o güne kadar Istanbul belki Ankara dışında hiç hızlandırma programı duymamıştım açıkcası. Başvurmak ve bu projenin bir parçası olmak istedim. Başvurdum ardından bir kaç gun sonra Cemre’den bir mail daha geldi BiBolu Programı için bir yemek organize edilecekmiş hemde Bolu’da yine ufak bir saskinlik çünkü Istanbul disinda girişimcilik etkinlikleri olmaz derler.Ben, Öykü, Ulaş, Kayra ve ev sahibi Fatmanur fellowlar olarak Bolu’daydık. Önce bir öğle yemeğinde biBolu projesi destekçileri ile tanışmaya başladık. Haldun Taşman, eşi ve Bolu Vakfı’nin daha birçok mütevelli heyeti üyesi hepsi bizlerle tanışmak için çok heyecanlılardı biz gençleri anlamaya ve girişimcileri desteklemeye çok heyecanlı görünüyorlardı. Akşam yemeğine doğru hazırlanırken. Sina Bey geldi biraz onunla proje hakkında sohbet ettik ve akşam yemeği organizasyonu öncesi imza töreni icin etkinlik alanındaydık. Girişimcilik Vakfı Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sina Afra, ardından Bolu Bağışçılar Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı proje içinden kendilerine aldıkları sorumlulukları ve geleceğini bizlerle paylaştılar. imzalar atıldı ve resim olarak program başladı.Bolu Bağışçılar Vakfı ve Türkiye Girişimcilik Vakfı işbirliğinde, Turkish Philantrophy Funds destekleriyle gerçekleştirilecek olan biBolu Girişimcilik programı, Bolu şehri özelinde gelişen bir girişimcilik ekosisteminin oluşmasına destek olarak, Bolu’nun ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefler. BiBolu, ilk senesinde Online Fikir Yarışması, BiBolu Elçileri, İlham Buluşmaları, Networking Etkinliklerine yer vererek farkındalık oluşturacak ve istihdamın artırılması yönündeki ilk adımları atacaktır.Türkiye’nin ilk ve tek şehir hızlandırma programında sende yer almak, projeni Bolu’da denemek ve yatırımcılar ile buluşmak istiyorsan o zaman seni de BiBolu’ya bekleriz. Bu arada fikrim yok ama bu proje de ben de olmak isterim dersen biElçi olmaya ne dersin? Detaylar icin bibolu.org adresine bekliyoruz.
8 ay önce | By 
biBolu
Bolu'da Girişimcilik Örnekleri
Bolu'da Girişimcilik Örnekleri
Girişimcilik ruhu, insanların aldığı eğitime, mizaçlarına ve yaşadıkları bölgelere göre değişiklik gösterebiliyor. Kimi yerlerde daha az görülen girişimcilik örnekleri kimi iller de ise daha fazla hissediliyor. İşte Bolu da tarihinde girişimciler yetiştirmiş, onların bu topraklarda kök salmasına imkan vermiş illerden biri. Bolu Girişimcilik tarihi henüz yazılmasa da aşağıda göreceğiniz örnekler bu ilin ikliminin ve topraklarının yeni girişimcilerin yetişebilmesi için uygun olduğunun kanıtı olarak görülebilir. Bolu’da girişimciliğin öyküsü cumhuriyetin ilk yıllarına dek gidiyor. Bolu Ticaret Odası’nın, Cumhuriyetin 10.Yılı sebebiyle hazırladığı kitapta 1930’ların Bolu’sundaki sanayi ile ilgili verilen şu bilgiler o günleri gözler önüne seriyor: “1- Şehire çeyrek saat mesafede İlyaszade biraderlere ait bir un fabrikası olup evvelce buharla işlerken son yıllarda içinde mazot istihlak eden 45 beygir kuvvetinde dizel motor ile takviye edilmiş ve birçok yeni tesisat yapılmıştır.Memleketimizin mahsulatını öğüterek dahilen sarf ve istihlak eder. 2- Şehrin İhsaniye Mahallesi civarında Hasip Efendi tarafındantesis edilen bir un fabrikası olup elek tertibatı mevcut olmadığından yalnız halkın ihtiyaçlarına ait buğdaylarıücret mukabilinde öğütür. Bu yıl zarfında bazı tamirat icra ettirerek yeniden faaliyete geçmiştir. 3-Duhanizade Fettah Bey’e ait Düzce’de yeniden en son sistem 90 beygir kuvvetinde Küçük Melen Suyu ile bir su dürbini ile müteharrik olmak üzere un fabrikası tesis edilmişolup vilayetimiz ve civarı olan Nallıhan ve Beypazarı’ndan buğday mübaya eder. Öğüttüğü unlarını Adapazarı, Hendek, Bolu, Ereğli, Zonguldak, Sinop, Şile’ye sevk ve ihraç eder. Günde 10-20 bin kilo buğday öğütür. 4-Kürtzade Un Fabrikası oldukça mükemmel tesisatı olduğu halde satışların durgunluğundan muvakketten faaliyetini tatil etmiştir. 5- Aktaş Mahallesi’nde Arabkirlizade Kemal Bey tarafından elektrikle müteharrik bir un fabrikası tesis edilerek kolaylıkla halkın ihtiyacını tatmin ve hususi buğdayları öğütmekte iken iki yıl önce kazaen zuhur eden bir yangın neticesinde yanmıştır.” Alektrik Fabrikası 1925 yılında hususi muhasebe ile belediye tarafından birlikte tesis edilen bu fabrika 60 beygir kuvvetindedir. Bir lokomobil ile çalışan dinamosu vardır. Saatte 100 amperle 40 kilovat elektrik istihsal eder. Şehrin ancak bugünkü ihtiyacını karşılayabilmektedir. Alektriğe karşı rağbet çoktur. Halen yalnız Bolu Belediyesi tarafından işletilmektedir. Güzel Bolu Rakısı Fabrikası Güzel Bolu Rakısı Fabrikası bundan beş yıl önce Paşa İsmail Bey tarafından açılmıştır. İmalatın her tarafta rağbet bulmasına binaen tesisatını tesvi ederek bütün vilayet sarfiyatını karşılamaktadır. Diş Tabibi Ahmet Bey’in Tabaklar Mahallesi’ndeki imalathanesi 928 yılında tesis olunmuştur. Her yıl sıcak mevsimlerde faaliyete geçerek şehrin ve civar kasabaların sarfiyatını karşılayabilmiş, günde dört beş yüz şişe ihzar edebilecek derecededir. -BOLU’NUN İKİ BANKASI VARDI Demokrat Parti rüzgarı ile birlikte esen serbest piyasa düzeni o yıllarda Bolu’da bile iki banka kuruluşunu beraberinde getirdi. Bakanlar Kurulu 1951 yılında 100.000 Türk lirası sermayeli Göynük Sanayi ve Kredi Bankası’nın kuruluşuna izin verdi. Bunun yanında, 1956 yılında Bolu’da Türkiye Muallimler, Memurlar ve Subaylar Bankası (TÜMSUBANK) adıyla bir banka daha kuruldu. 10 milyon lira sermayeli bankanın küçük bir ilde kurulması bile büyük bir olaydı o yıllarda. Öğretmenler, memurlar ve subaylar bankanın kurucu ortaklarıydı. Bankanın o yıllarda sadece Bolu’da 2 binden fazla ortağı olduğu belirtiliyordu.
1 yıl önce | By 
biBolu