biBolu
Tabiatın Kalbi Bolu
Şimdi girişimciliğin
Yeni merkezi oluyor
Bolu Bağışçılar Vakfı ve Türkiye Girişimcilik Vakfı işbirliğinde, Turkish Philantrophy Funds destekleriyle gerçekleştirilecek olan biBolu girişimcilik programı, Bolu şehri özelinde gelişen bir girişimcilik ekosisteminin oluşmasına destek olarak, Bolu’nun ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefler.
Girişimci, aslında hayalinde canlandıran ve gerçekleştiren kişidir. O, bir şeyleri hayalinde canlandırabilir ve hayalinde canlandırdığı zaman nasıl yapacağını tam olarak görür.

Ahmet Taşman, 7 yaşında hem annesini hem de babasını kaybetmiş ve çok sevdiği akrabaları tarafından yetiştirilmiş Bolu’nun ilk girişimcilerindendir. Hayatına zorluklarla başlamış olmasına rağmen hiçbir zaman yılmamış, ve her zaman hem kendisi hem de ailesi, çevresi için daha iyisini istemiştir.

Taşman, Bolu’da geçen ilk, orta öğrenimden sonra Orman Okulu’ndan mezun oldu. Daha sonra Bolu’da Abant ve Seben bölgelerinde, at üzerinde, mühendislik yaptı. İkinci Dünya Savaşı’nda 4 yıllık askerlik serüveni sonrasında ağabeyinin eczanesinde kalfa olarak çalıştı. Her zaman kendi işini kurma hayali olan Taşman, ağabeyi ile aldıkları dükkanın inşaatında da yine kendisi çalıştı. 1947’de açtığı kırtasiye dükkanı ile 1972’ye kadar Bolu’da hizmet verdi. Hep daha fazla ne yapabilirim, nasıl kendimi ve çevremi geliştiririm diye düşündü. Bu nedenle 1949’da gözlükçülük sertifikası aldı. 1955-57’deki şiddetli yokluk devrinde girişimci kimliği yine öne çıktı ve kırtasiyesinde, gözlük, dolma kalem ve saat satışları ile o dönemde ayakta kalmak için çalıştı. Yıllar içerisinde 3 elemanı ile birlikte çalıştığı dükkanında radyodan dikiş makinasına, bisikletten java motosikletlere kadar her şeyi satar hale geldi.

Eğitimini aldığı ziraatten de hiç uzaklaşmadı. 1960’da Alman bir şirketin girişimine 2 traktörü ile katıldı ve şeker pancarı tohumu yetiştirdi.

Hayata bakış açısı, çalışma azmi ve iş ahlakı ile çocuklarına ve çevresine örnek olan Ahmet Taşman; bir arkadaşı ile sohbetinde neden böyle bir ticaret yolu seçtiğini şöyle anlatır; ‘Orman Okulundan bir sınıf arkadaşı; “Ahmet; bütün ormancı sınıf arkadaşların kereste fabrikaları kurarak çok üstün seviyelere geldiler. Sen ise bu küçük dükkanda kaldın” dedi. Taşman’ın cevabı ise şöyle olur: Ben 3 tane evladımı memleketin en pahalı okullarında okutmaya çalışıyorum, fabrika gibi büyük işle birlikte yürümez’. Ahmet Taşman’ın dükkanı orada yazın çalışan veya çıraklık yapan hem kendi çocukları hem de tanıdıklarının çocukları için bir öğrenme laboratuvarı olmuştur. Çocuklar iş ahlakı, çalışkanlık, pazarlık, satış gibi konuları Ahmet Bey’i izleyerek ve onunla birlikte çalışarak öğrenmişlerdir.

Bugün iş hayatında çok başarılı olan oğulları ve başarılı bir doktor olan kızının da paylaştığı gibi Ahmet Taşman çok çalışkan, iş ahlakı çok yüksek, herkesin güven duyduğu bir ticaret adamı ve girişimci idi.

Ahmet Taşman, uzun yıllar içerisinde girişimcilik ve hayat deneyimlerinden öğrendiklerini şöyle özetler;

  • Kendini tanı, kabiliyetlerini ve zafiyetlerini iyi analiz et.
  • Çok çalışmayı ve az tüketmeyi en büyük gaye olarak gör.
  • Evlendiğin kadının seninle ortak mücadeleye girmesi şarttır.
  • Ne yapacaksan, zamanlamanın doğru olması gerekir.
  • Sana çalışanları, müşterilerini ve rakiplerini hiçbir zaman küçümseme. Her insanın kuvvetli olduğu bir tarafı vardır. O taraflarını öğrenmeye çalış.
  • Yapacağın işi iyi araştır ve daima sorarak ilerle.

Oğulları Haldun ve Feridun Taşman, Robert Kolej’den Amerika’ya uzanan girişimcilik serüvenlerinde üretim alanında kurdukları işler ile Bolu’nun yetiştirdiği önemli iş adamlarından olmuşlardır. Her zaman doğdukları yere ve ülkelerine geri vermenin önemine inanan Haldun Taşman, Turkish Philanthropy Funds ‘ın ve Bolu Bağışçılar Vakfı’nın kurulmasına öncülük etmiştir.

Ahmet Bey’in tek kızı olan Sara Taşman Beşkardeş ise Üsküdar Amerikan Lisesi sonrasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olarak, uzman olduğu göz hastalıkları konusunda alanın aranılan bir doktoru oldu. Halen doktorluk yapmaya devam etmektedir.

Ailesi ve bizler de biBolu programı ile Ahmet Taşman’ın hayalleri ve değerleri ile Bolu’da değişimi girişimcilik ile başlatmak için var gücümüzle çalışacağız.

#

Kuruluş çalışmalarına 2006 yılı aralık ayında başlanan Bolu Bağışçılar Vakfı, Dünya'da örnekleri çok olan ve fakat Türkiye'de henüz hiç örneği olmayan bir sosyal vakıf türüdür.

Bolu Bağışçılar Vakfı Haldun TAŞMAN, M.Şerafettin ERBAYRAM ve Uğur TUNÇOK'un önderliğinde, Ahmet BAYSAL'ın destekleri ile tüm Dünya'da uygulanan yeni vakıf anlayışı çerçevesinde Bolu da yaşayan insanlığa hizmeti görev edinmiş ve sosyal sorumluluk duygusu var olan 32 önder bağışçı tarafından kurulmuş sosyal içerikli bir vakıftır.

Sosyal yatırım vakıfları genelde proje üretmeyen ve fakat vakıf amaçları doğrultusunda gerek sivil toplum kuruluşlarının gerekse bireylerin üretecekleri projelere hibe desteği veren vakıflardır. Bolu ilinin yaşam kalitesini yükseltmek ve yaşanabilir bir kent olmasını sağlamak için Bolu'yu seven ve Bolu'ya değer veren insanlardan bir araya gelen Bolu Bağışçılar Vakfı'nın kuruluşu 05.06.2008 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanarak resmen tescil edilmiştir.

Türkiye Girişimcilik Vakfı, Nisan 2014’de Türkiye’nin önde gelen iş ve girişimcilik dünyası insanlarının önderliğinde kuruldu.

Türkiye Girişimcilik Vakfı ana amacı; girişimcilik potansiyeli olan 17-24 yaş arasında ki gençleri bulup, onları birey olarak donanımlı hale getirmek, rol modelleri ile tanıştırarak ilham vermek, geniş bir networkun bir parçası olmalarını sağlamak ve kendilerini geliştirmek için bir burs olanağı sağlamaktır.

Türkiye Girişimcilik Vakfı'nın yaratmak istediği kültürün en temel öğelerinden biri de "giveback" ("karşılığını verme") bakış açısını gençlerin hayatına yerleştirmek. Girişimci, toplumdan aldığı destek ile kazandığı başarıyı yine toplumla paylaşırsa, ancak o zaman başarıyı ölçeklendirme ve çoğaltma şansı olur. Fellow Programı kapsamında, "giveback" öğesi yine rol modeller ve yapılan projeler üzerinden destekleniyor.

#
#

STK'ların kaynak geliştirmelerine destek vermek, Mali ve teknik destek sağlamak

TPF, Amerika'daki Türk toplumunun mali ve teknik kaynaklarını Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarına yönlendirmeyi amaçlayan bir kuruluştur. ABD'de yerleşik olan vakfın amaçları Amerika'daki Türk toplumunda bağışçılığı teşvik etmek, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarına (STK) mali ve teknik destek sağlamak ve Türkiye'ye ilgi duyan herkese ülkenin toplumsal meseleleri hakkında bilgi vermektir.TPF, 2007'de kurulmasından bugüne kadar bağışçıların istekleri ve Türkiye'nin ihtiyaçları arasında denge kurarak birey ve kurumlardan bağış toplayıp bu kaynakları hibe olarak uygun STK'lara dağıtmaktadır.

Böylece bağışçılığı daha kolay ve esnek bir hale getirerek daha geniş bir kitlenin Türkiye'ye bağış yapmasını sağlamakta ve STK'ların kaynak geliştirmelerine destek vermektedir. TPF, ayrıca Türkiye'nin toplumsal meseleleri ve hedef kitleleri hakkında bilgi kaynağı oluşturmakta; bu bilgileri çeşitli etkinlikler yoluyla ilgili paydaşlarla paylaşmaktadır.